Genel

PERSEVERANCE İLE CANLI YAŞAM BULUNABİLİR Mİ?

Hayata yönelik sorular, bizler için en dikkat çekici sorular arasında yer alıyor. Dünyaya nasıl geldik? Canlı yaşamı nasıl başladı? İçerisinde bulunduğumuz düzen nasıl kuruldu? Bunlar bizim için en temel sorular arasında yer alıyor. Bu temel sorulariçin net cevaplara sahip değiliz. Bunlar üzerinde akıl yürütüp doğruluğuna inandığımız cevaplar verebilsek de, hepimizin kabul edebileceği kesin bir cevap veremiyoruz. İnsanlık olarak pek çok mucizeyi başarabiliyor olsak da, özümüzdeki dair en temel sorulara dahi doyurucu cevaplar alamıyoruz. İçimizdeki merak duygusu, ulaşmak istediğimiz cevaplara yönelik çalışmamız adına bizi motive etse de istediğimiz sonuçlara ulaşabilmemiz için daha çok yol kat etmemiz gerekiyor.

İşte bu yol üzerinde bulunan bir kilometre taşına 18 Şubat 2020’de geldik. İnsanın üretmiş olduğu bir uzay aracı, farklı gezegenlerde yaşam aramak üzerine Mars’a gönderildi. Farklı sebeplerden dolayı, Mars’ta geçmişten canlı yaşam olduğuna inanıyoruz. Gözlemlerimiz, bize bu yönde umut veriyor. Göndermiş olduğumuz bu araç, eğer zamanında Mars’ta yaşam varsa onu kanıtlayabilmemizi sağlayacak. Bu keşfin derinlerde çok daha büyük bir anlamı var. Eğer Mars’ta yaşam bulabilirsek, birbirinden heyecanlanlı görüşleri destekleyebileceğiz.

PERSEVERANCE

Canlı Yaşama Yönelik Gereksinimler

Bir gezegende, canlı yaşamının desteklenebilmesi adına gerekli olan bazı koşullar bulunuyor. Bu koşullar bir araya geldiği zaman, canlı yaşamının ortaya çıkmasını an meselesi olarak görüyoruz. Bu koşulların başında atmosfer geliyor. Bir gezegende canlı yaşamının başlayabilmesi için, uygun atmosfer ortamının oluşması gerekiyor. Oksijen, canlı yaşamı için temel öneme sahip bir madde. Canlılara enerji sağlıyor. Günümüzde Mars’ın Dünya’ya kıyasla çok daha ince bir atmosfere sahip olsa da, geçmişte böyle değildi. Geçmişte Mars çok daha yoğun bir atmosfere sahipti.

Canlı yaşamı için bir diğer gereksinim de su. Suyun, canlılar için ne kadar önemli ve vazgeçilmez bir kaynak olduğunu hepimiz biliyoruz. Uzun zaman önce, mars üzerinde de dünyaya benzer şekilde su kaynakları bulunuyordu. Mars’ta da denizler ve okyanuslar vardı. Hatta, bu su kütlelerinin oluşturmuş olduğu doğal yeryüzü şekillerini bugün gözlemlerimizle de görebiliyoruz. Bazı göllerin oluşumunu, gölleri besleyen ve göllerden su alan akarsu yollarını tespit edebiliyoruz. Akarsuların denize dökülüp delta oluşturduğu alanları izleyebiliyoruz. Yani tüm bunlar, canlı yaşamının başlaması için gerekli koşulların ortaya çıkmasını sağlayan özellikler.

Dünya’da canlı yaşamının başlaması ve milyonlarca yıl boyunca evrim geçirmesinin ardından ormanlar oluştu. Ormanlar ve çok türde canlının gelişmesinden önce, Dünya da dışarıdan bakıldığında Mars’a benziyordu. Mars da içerisinde su bulunduran kayalık gezegen olarak nitelendiriliyor. Dünya da benzer şekilde, kayalık gezegen kategorisinde sınıflanıyor.

Canlı Yaşam Mars’ın Neresinde Bulunabilir?

Büyük teleskoplarla yaptığınız gözlemler ve Mars’a gönderdiğimiz uydular aracılığıyla elde ettiğimiz bilgilerden yola çıkarak, Mars’ta eski zamanlara canlı yaşamının başlayabilmesi için uygun olan tüm özelliklerin bulunduğunu biliyoruz. Bunu kanıtlayabilmemiz için, Mars’a giderek herhangi bir canlı fosili bulmamız gerekiyor. Bu fosil, mikrobik düzeydeki canlılara ait bir fosil bile olabilir. Yaptığımız analizlerden yola çıkarak, Mars’ın eskiden nasıl göründüğüne dair fikirler yürütebiliyoruz. Dolayısıyla, canlı Mars’ın üzerinde doğru noktaları seçersek, bugün o noktaya göndereceğimiz araçlar bize canlı fosilini bulabilir.

Doğru noktayı seçebilmek adına dünyada yaşamını nasıl başladığını inceleyebiliriz. Dünyada yaşamın, sıcak su kaynaklarında başladığını düşünüyoruz. Yaşamın başlaması ile birlikte, yaşamın devam edebilmesi uzun süre boyunca su kaynaklarına ihtiyaç duydu. Dolayısıyla, eğer basit düzeyde bir yaşam belirtisi arıyorsak Mars üzerinde de kesinlikle su kaynağı olduğunu düşündüğümüz bölgelere bakmalıyız. Ancak Mars’ın üzerinde göller, akarsular, denizler ve okyanuslar var. Bu kadar geniş bir alan içerisinde hangi noktayı seçeceğiz?

Akarsular, çok önemli görevleri yerine getiriyorlar. Beraberinde taşımış oldukları toprağı, kendileri ile birlikte sürüklüyorlar. Bu sayede, denize bağlandıkları bölgelerde deltalar oluşturabiliyorlar. Deltalar, canlı yaşamı için destekleyici olan nitelikli minerallerin bulunduğu bir bölge. Dünyada da buna benzer bölgeler var. Eğer Mars üzerinde canlı yaşamı başladıysa, bunun izlerine yüksek ihtimalle bu delta bölgelerinde ulaşacağız.

Mars üzerinde, bu niteliğe sahip bir bölge seçildi. Zamanında büyük bir asteroidin çarparak oluşturduğu büyük bir krater var. Bu kriter Mars’ta su ile dolmuş ve hem kendisini besleyen bir akarsuya hem de içerisindeki suyu boşaltacak bir akarsuya sahip olmuş. Dolayısıyla doğal bir merkez haline gelmiş. İşte bu bölgeyi incelemek, Mars’taki canlı yaşam hakkında bize bilgi verebilir

Perseverance’ın Örnek Analizi Kabiliyeti

Perceverance roverını Mars’a indirmemizin ardından, en önemli görev doğru toprak örneğini Mars’tan almak olacak. Çünkü Mars üzerine bir zamanlar canlı yaşamı var olmuş dahi olsa, bu yaşamın izlerine Mars’ın her santiminde rastlamak mümkün değil. Dolayısıyla, doğru noktalardan örnek alıp incelememiz gerekli. Göndermiş olduğumuz robot, yerden almış olduğu örneği inceleyebilme kabiliyetine de sahip.

Geçtiğimiz günlerde gönderdiğimiz Perseverance’ın SHERLOC isimli bir kolu bulunuyor. Bu kol sayesinde rover, yerden toprak örneği alabiliyor. Ancak bu kolun yapabildikleri sadece bununla sınırlı değil. Yerden almış olduğu bir örneği analiz ederek toprağın niteliğini değerlendirebiliyor. Eğer toprak, canlı yaşamı hakkında bize bilgi verebilecek kadar niteliği barındırıyorsa, bu toprak örneği rover içerisinde depolanıyor. Bu şekilde, Mars’ın farklı noktalarından pek çok toprak örneği alınacak. Bu örneklerin, Mars’taki canlı yaşamını kanıtlaması bekleniyor.

Örnekler Dünya’da İncelenecek

Göndermiş olduğumuz rover sadece belli bir noktaya kadar analiz edebilme kabiliyetine sahip. Dünya’da sahip olduğumuz imkanlar çok daha geniş. Dünyaya getirilecek toprak örneklerini, çok daha detaylı şekilde inceleyebiliriz. Ancak böylesine detaylı bir analiz sonucunda alınmış olan Mars toprağı örneklerinde canlı yaşamın olup olmadığını anlayabiliriz. Dolayısıyla, iki yıllık görev süresinin ardından bu rover dünyaya getirilecek. Böylelikle depolanmış Mars toprağı örneklerine ulaşılacak ve detaylı şekilde analiz edilebilecek.

Yapmış olduğumuz gözlemler ve sahip olduğumuz bilim sayesinde, Mars’ta yaşam olabileceğini düşünüyoruz. Ancak bunu, dünyadan kanıtlayabilmeniz mümkün değil. Oradan alacağımız örneklere ihtiyacımız var. Mars’ta canlı yaşam olduğunu kanıtlayabilmek demek, temelde çok daha farklı mesajları bizlere veriyor. Yaptığımız gözlemlerle, kendi galaksimiz ve farklı galaksilerde Dünya’ya benzer canlı yaşamına uygun ortamlar sunan pek çok gezegen ve gök cismi olduğunu biliyoruz. Mars’ta yaşamın olduğunu kanıtlayabilmek, bu gezegenlerde de yaşamın geçmişte var olduğu ya da hala devam ettiği umudunu bize verecek. Mars’ta yaşamı kanıtlamak, evrende yalnız olmadığımız anlamına gelecek.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu